Konu: İnternette Satış Uygulamaları
Kategori: Denemeler
Başlık biraz olayı basite indirgeyen tarz da oldu ama insanların gözünde bilgisayarcısınız =) Kimse sizin bilgisayar vasıflarınızla ilgilenmez. Siz satırlarca kod yazıp, verileri sarmalayıp, ağlar kurabilirsiniz. Ama bunları siz bilirsiniz. Büyük kitle için bilgisayarın tanımı; “Facebook a giren, maillere bakılan, chat yapılan cihaz.” dır.
Bütün bunları neden yazdım? Bugün ADBLOCK’u incelerken yazarın destek sayfası gözüme çarptı. Aynen şöyle yazıyor: Bu eklenti için 200! saat harcadım. İşimden oldum. Eşim ve ben sizin desteğinize muhtaç kaldık? Bağış miktarı arttıkça ard arda eklenen cümleler =)
Michael bence şaka yapıyor ama olayın gerçek olduğunu düşünsenize? Basit anlamda reklamları kesiyor değil mi? Bakın Facebook’ta reklamlar çıkmaz sa ne değişiyor.
Engellediği her bir reklam kodu genelde medya dosyalarından oluşuyor. Dolayısıyla, internet netwok trafiği %20 iyileştiriyor. Hem network cihazları hem de son kullanıcı bilgisayaları daha az işlemci kullanıyor. Daha az elektrik harcanıyor. Daha az karbon salınımı. Zincirleme reaksiyon . . .
Ve yürekleri dağlayan bağış sayfası =)
A – Alfa
B – Bravo
C – Charlie
D – Delta
E – Echo
F – Foxtrot
G – Golf
H – Hotel
I – India
Türklerin Almanya’ya gidişinin 50. yılında yayınlanan ilgiç karikatürlürler.
Vmware Tarafından düzenlenen ve bu yılın son çeğreğinde yapılan VmWorld – Copenhagen‘e katılma şansım (Tüpraş sayesinde) oldu. Bir etkinliğin bu kadar profesyonel bir organizasyona ve görkemli bir şova dönüşmesini gerçekten beklemiyordum.
Kısa bir yazı ile vmworld’ü anlatmak isterdim ancak Kopenak’ın hakkını yememek adına =) yazıyı 2 bölüme yayınlamaya karar verdim. Kopenak’ın yanı sıra teknik kısımda (2); bulut bilişimde dünyanın nerede olduğu ve nereye doğru ilerlediğinden, IT dünyasında bizim yerimizde, tablet krallığından, sanal masa üstlerini ve PC Over Ethernet teknolojisinden bahsetmetye calışacağım.
Bölüm I – Danimarka – Kopenak
VmWorld ve teknik sıkıcı konularına! girmeden önce biraz Danimarka ve Kopenak’tan bahsedelim =) 4 kişi (2 evli çift) gittiğimiz Kopenak’a THY Atatürk Hava Alanı’ndan direk olarak (hergün) uçuyor. Hava alanından indiğimde beni ilk şaşırtan şey, metroların tamamen bilgisayar kontrollü ilerlemesi oldu. Eğer ön sırayı kapabilirseniz, yolculuğunuz boyunca lünaparkta gidiyormuş hissini yakalayabilirsiniz =)
Veee tabiki bisikletler! Bence Kopenak = Bisiklet. Kafanızı çevirdiğiniz her köşede bir bisiklet görmeniz mümkün. Birçok durakta bulabileceğiniz “City Bike” bisikletlerini, 20 kron takıp alabiliyorsunuz ve yeniden zincirleyip paranızı geri alana kadar da size ait oluyor =) Bu bir şehir projesi ve bisikletilerin bakımını halkın üstlenmiş durumda! Soğuğa aldırış etmeden yediden yetmişe herkes bisiklete biniyor.
Fiyatların Türkiye’ye göre 3 katı pahalı ve alım güçlernin bizim 6 katımız. Örneğin askeri ücret ile 3 LCD Tv alınabiliyor =) Ancak alışveriş yaparken kesinlikle euro kabul etmiyorlar ve daha sakin sokaklardaki change ofislerde, rating değerleri daha yüksek. Yemek konusunda pek sıkıntı bulunmamakla beraber bolca türk restorantları bulabilirsiniz.
Değişik müzik tarzları ile Kızıl Derililer 
Dialup modem sesini %700 daha yavaş dinlediğinizde bakalım sizde nasıl bir etki bırakacak?




















